11 İsmi Âzam Duası Arapça Yazılışı, Okunuşu, Anlamı ve Faziletleri

Reklam

11 İsmi Azam duası nedir, nasıl okunur ve faziletleri nelerdir? Şeyh Muhammed Sibâî (Rahimehullah)'ın beyanına göre İsm-i Âzam kabul edilen bu on bir ismin Arapçası, okunuşu, anlamı ve otuz maddelik faziletlerini kaynaklarıyla bu yazıda derledik.

11 ismi azam duasi arapca yazilisi

11 ismi Azam duasının kaynağı sayfa sonunda verilmiştir.

Evliyaullahın Kendisine Ulaşmak İçin Ömür ve Mal Tükettiği 11 İsm-i Şeriften Mürekkep İsm-i Âzam

En az on bir kere, en fazla da yüz on bir kere tekrar edildiğinde bütün hayırlı maksatların hâsıl olacağı on bir ism-i şerif vardır ki bazı veliler bunları ehlinden öğrenip bizlere nakletmişlerdir. Bu ism-i şerifler de şunlardır:

11 İsmi Âzam Duası Arapça

اللهُ هُوَ مَلِكٌ سَمِيعٌ قَادِرٌ كَرِيمٌ حَلِيمٌ لَطِيفٌ عَلِيمٌ مُعِينٌ صَادِقٌ

11 İsmi Âzam Duası Latince Okunuşu

Allâhu hüve Melikun Semîun Kâdirun Kerîm Halîmun Latîfun Alîmun Muînun Sâdık.

Şeyh Muhammed Sibâ'î (Rahimehullah)'ın beyanı vechile; İsm-i Âzam kabul edilen bu on bir ism-i şerîfin birçok hâssası vardır ki, bazıları şunlardır:

1) Gerçek manada veli olmak ve Allâh-u Te'âlâ ile ünsiyet kurmak isteyen kişi Allâh-u Te'âlâ için on bir gün oruç tutup bu süre zarfında kimseyle konuşmaz ve müddet tamamlanana kadar her namazın ardından bu İsm-i Âzam'ı yüz on bir (111) kere okursa, Allâh-u Te'âlâ ona sır kapılarını açar, mülk ve melekûtü tanıtır, bütün mahlûkatı dilediği sûretle evirip çevireceği şekilde kendisi için müsahhar kılar.

2) Dünyevî bir makam istiyorsan 12 rekat hâcet namazı kıldıktan sonra hulûsu kalp ve düzgün niyetle bu ism-i şerîfi 111 kere oku, muradına nail olursun.

3) Yüksek makama ulaşmak istersen temiz bir yerde bu ism-i şerîfi 11 kere oku. İşte o zaman istediğin her meşru şeyi yapabilirsin.

4) Bir hâcetin olup onun yerine gelmesini istiyorsan, bu ism-i şerîfi 111 kere okuyup muradını Allâh-u Te'âlâ'dan istediğin takdirde şüphesiz Allâh-u Te'âlâ senin için o hâcetini görecektir.

5) Bu ism-i şerîfi bir taş üzerine okuyup fırtınalı denize atarsan biiznillâh denizin dalgaları sükûnete erişir ve böylece kimse boğulmaz.

6) Bu ism-i şerîfi 111 kere (Arapça harfleriyle) yazıp üzerinde taşırsan hiçbir silah sana tesir etmez.

7) Bu ism-i şerîfi 11 kere okuyup birini çağırırsan davetine icap eder.

8) Bu ism-i şerîfi düşmanlarının yanında okuyan kişi hasmına galip gelir ve ondan ancak hayır görür.

9) Bu ism-i şerîfi bir yöneticinin huzurunda okuyan kişiye karşı o âmirin öfkesi diner, kendisi hakkında hangi tür ceza kesinleşse bile o yönetici tarafından o ceza kaldırılır.

10) Bu ism-i şerîf bir sancak üzerine okunursa o asker bozguna uğramaz.

11) Her kim bu ism-i şerîfi yenilecek yahut içilecek bir şey üzerine okuyup onu istediği birine yedirirse o kişi onu gayri ihtiyari olarak muhabbet besler.

12) Bu ism-i şerîfi kılıcına (yahut yüzüğüne) nakşettiren kişi o nakşı kime gösterirse o kişiler onun etkisinde kalarak ezik duruma düşer, düşman dahi olsa kaçmak mecburiyetinde kalır.

13) Bu ism-i şerîfi bir kağıda yazıp bir mekânın kapısına yerleştiren kişiye o mekâna giren herkes muhabbet besler, özellikle de belli bir şahsın ismini bu isimlerle birlikte yazarsa ona daha ziyade tesir eder.

14) Bu ism-i şerîfi herhangi bir niyetle 11 kere okuyan kişi mutlaka o niyetine nail olur.

15) Zorba bir sultandan korkup ona giderken bu ism-i şerîfi okuyan kişi şerrinden emin olur.

16) Sar'alı yahut başka bir nedenle bayılmış kişinin kulağına bu ism-i şerîf 11 kere okunursa o kişinin şeytanı ve cini yanar.

17) Her farz namazın ardında bu ism-i şerîfi 11 kere okumaya devam edene Allâh-u Te'âlâ dünya ve âhirette rızık verir, kadri yücelir, kendisini gören herkes onu sever, ins-ü cinden onu gören herkes hatta zalim emirler dahi onu sever, o kişi Allâh-u Te'âlâ'nın güvencesinde olur, bütün mahlûkat aleyhine toplansa da halkın şerrinden korunduğu için dünyada hiçbir şeyden korkmaz olur.

Ayrıca oku: 40 İSM-İ ŞERİF NEDİR

18) Her kimin ezber gücü zayıf olup bu ism-i şerîfi harfleri birbirinden ayırarak yazıp pazar gününün altıncı saatinde içerse, o kişi ism-i âzamı bulup okumaya ve bütün duyduklarını ezberlemeye muvaffak olur.

Not: Bu yazı misk ve safrandan yapılma mürekkeple yazılır. Pazar gününün altıncı saati ise imsaktan sonraki saat birinci saat kabul edilerek tespit edilir.

19) Bir muradı olup onun âkıbetine vâkıf olmak isteyen kişi bu ism-i şerîfi bir kağıda yazıp o kağıdı bir mumla kaplasın. O mumu herhangi bir derinin içerisine koyarak o deriyi bir suyun içerisine bıraksın. O suyu da başına yakın bir yere koyarak bu ismi şerifleri uyuyana kadar tekrarlasın. Böyle yapan kişi kaybolan yahut çalınan şeyin nerede olduğu dahil öğrenmek istediği şeyin âkıbetini hayır yahut şer olarak rüyasında görür.

20) Her kim bu ism-i şerîfi yazıp bal ya da şekerle içmeye devam ederse ebedî hasta olmaz ve biiznillâh bedeninden bütün hastalıklar çıkar.

Not: Bu yazı misk ve safrandan yapılma mürekkeple yazılıp sonra zemzem veya yağmur suyu yahut temiz bir suyla bozularak içilir.

21) Her kim ayın karanlık olduğu bir gecenin 8. saatinde 8 rekât namaz kılıp, her rekâtta Fâtiha Sûresi'nden sonra:

Hûd Sûresi: 102. Âyet

وَكَذٰلِكَ اَخْذُ رَبِّكَ اِذَٓا اَخَذَ الْقُرٰى وَهِيَ ظَالِمَةٌؕ اِنَّ اَخْذَهُٓ اَلٖيمٌ شَدٖيدٌ ﴿١٠٢﴾

Latin Harfler

"Ve kezâlike ahzu rabbike izâ ehazel kurâ ve hiye zâlimeh, inne ahzehû elîmun şedîd."

Türkçe Anlamı

(Rasûlüm!) İşte sana! Kendileri(nin halkları müşrik ve) zâlim olan memleketleri yakaladığı zaman, Rabbinin yakalayışı böylece (pek çetin)dir. Gerçekten de O'nun yakalaması çok acı vericidir, pek şiddetlidir (ki, ona çarpılanın kurtuluşu asla beklenemez). (Hûd Sûresi: 102)

Âyet-i kerîmesini okursa ve namazı bitirdikten sonra bu ism-i âzamı 111 kere okuduktan sonra:

«يَا شَدِيدُ! خُذْ حَقِّي مِنْ فُلَانٍ»

"Yâ Şedîd! Huz haggî min fülen."

"Yâ Şedîd! Falancadan hakkımı al" derse, o zalim kişi o anda helâke uğratılır.

Not: Ayın karanlık olduğu geceler gökteki ayın ışığının belirgin olmadığı ilk ve son gecelerdir. Gecenin 8. saati güneş battıktan sonraki ilk saat gecenin 1. saati kabul edilerek tespit edilir. Zalimden intikam almak ihtiyacı hisseden kişi karanlık geceleri beklemeden de bu ameli işleyebilir, biiznillâh tesirini görecektir.

22) Zorba ve kibirli bir kişinin zulmüne uğrayan mümin cuma gecesini bekleyip bu ism-i şerîfi 111 kere okuduktan sonra:

Duânın Arapçası

يَا مُذِلُّ! ذِلِّلْ لِي فُلَانًا وَاجْعَلْ مِنْهُ النَّدَامَةَ وَالْحُزْنَ بِحَقِّ الِاسْمِ الْأَعْظَمِ، اللهُ هُوَ مَلِكٌ سَمِيعٌ قَادِرٌ كَرِيمٌ حَلِيمٌ لَطِيفٌ عَلِيمٌ مُعِينٌ صَادِقٌ

Latince Okunuşu

Yâ Müzillü! Zillil lî fülânen vec'al minhün nedâmete vel hazne bi hakkıl ismil a'zam(i). Allâhu hüve melikun semîun kâdirun kerîmun halîmun latîfun alîmun muînun sâdık(un).

Türkçe Anlamı

Ey (zâlimleri) zelil kılan Zât! Falancayı bana karşı zelil eyle ve İsm-i Âzam hakkı için onu pişmanlığa ve üzüntüye sevk eyle ki o İsm-i Âzamın da: Allah, Hû, Melik'ün, Semî'un, Kâdir'ün, Kerîm'ün, Halîm'ün, Latîf'ün, Alîm'ün, Muîn'ün, Sâdık'un ism-i şerifleridir.

derse, Allâh-u Te'âlâ uykusunda sıkıntısı hususunda kendisine yardım edecek birisini gönderir.

23) Zorba birini, bulunduğu şehirden çıkarmak istiyorsan: Onun bulunduğu mahallin toprağından bir avuç alarak bu ism-i şerîfi o toprak üzerine 11 kere okuduktan sonra: "Ey Allah'ım! Falancayı bu mekândan çıkart" dersen, 11 gün tamamlanmadan önce o kişi oradan kovulur.

24) Düşmanından intikam almak isteyen kişi bu ism-i şerîfi her akşam namazından sonra 11 gün, her defasında 11 kere okuduktan sonra her seferinde: "Falanca bana zulmetti. Ey Müntakim! Ondan intikamımı al" diye dua ederse, o zalim kişi helâk olur. Hastalanması niyetiyle okunursa o kişi biiznillâh hasta olur. Darlığa düşmesi niyetiyle okunursa feza genişliği ona dar gelir.

25) Her kim bu ism-i şerîfi düşmanının adıyla beraber yazdıktan sonra:

Duânın Arapçası

لَا يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ قَوْلًا (Kehf: 93)

ثُمَّ عَمُوا وَصَمُّوا (Mâide: 71)

إِنْ نَشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَاءِ آيَةً فَظَلَّتْ أَعْنَاقُهُمْ لَهَا خَاضِعِينَ (Şuarâ: 4)

وَلَقَدْ نَعْلَمُ أَنَّكَ يَضِيقُ صَدْرُكَ (Hicr: 97)

âyet-i kerîmelerini yazar ve o kağıdı düşmanının adını telaffuz ederek yani "Felanın adıyla" demek sûretiyle; ziyaretçisi olmayan bir mezara gömerse, o düşman o şehirde duramayacak derecede darlık çeker.

âyet-i kerîmelerini yazar ve o kağıdı düşmanının adını telaffuz ederek yani "Felanın adıyla" demek sûretiyle; ziyaretçisi olmayan bir mezara gömerse, o düşman o şehirde duramayacak derecede darlık çeker.

26) Bu İsm-i Âzam 11 kere yazılıp bir su ile bozulup o su düşmanın adıyla bir kelbe içirilirse o düşman delirir.

27) Düşmanın ayaklarının altından toprak alınıp ism-i şerîf onun üzerine 11 kere okunup o toprak rüzgârla saçılırsa düşman o beldeden bir daha dönmemek üzere ayrılır. O toprak ziyaretçisi olmayan bir mezara gömülürse düşman helâk olur, karınca yuvasına gömülürse iyileşmeyecek hastalığa tutulur.

Mühim Not: Ancak bunları yaparken Allâh-u Te'âlâ'dan korkmak ve bu sırrı korumak lazımdır. Zira böyle tehlikeli işler rastgele düşmanlar için nefsânî gayr-i meşru sebeplerle kullanılırsa büyük günah olur. Sadece İslam'a zarar veren ve Müslümanlara zulmeden şerliler için istimal edilebilir. Her kim bu sırrı fâsık birine öğretir de o da bununla bir fenalık yaparsa o kişi her kötülük yaptığında ona bunu öğretene büyük günah yazılır.

28) Her kim bu ismi artan bir kefenin dört parçasına yazıp, bulunduğu yerin dört köşesine gömerse ne hırsız ne de düşman o mekândan bir şey alamaz.

29) Biz bu ismin sırrında Allâh'u Teâlâ'nın neler sakladığını açıklamak isteseydik vakitlerimiz yetmez ve ciltler almazdı, lâkin akıllı kişiye bir işaret yapıldığı zaman söylenmesinden daha ziyade mânâlar anlar.

30) Her kim dünya ve âhiret işlerinden bir şey diler de bu ism-i âzamı o dilediği şeyin adını söyleyerek 111 kere zikrederse o iş 24 saat içerisinde meydana gelir. Kimse bu ism-i şerîfteki acâyip tasarruflara şaşırmasın, zira bu geçmiş büyüklerin bilip tatbik ettiği ve kendisiyle acâyip işler yaptığı ismi âzamdır. Havas ilmiyle uğraşanlar Mûsâ Aleyhisselâm'ın annesinin isminde bile nice hünerler sayarlarken, Mûsâ Aleyhisselâm'ın annesinin Rabbi'nin adının faydaları nasıl sayılabilir?!

Kaynaklar: (Muhammed es-Sibâ'î, es-Sirru'l-mükettem fî ismillâhi'l-Âzam, Sh: 48-52) (Ahmet Mahmut Ünlü)

Reklam

Yorumlar