Kalem Suresi Arapça Yazılışı, Okunuşu | Türkçe Meali ve Fazileti

Reklam

Kalem Suresinin Arapça yazılışı, Latin harfleriyle okunuşu, Türkçe meali ve faziletleri bir araya getirilmiştir. Arapça metin, bilgisayar hatlı ve iri yazılı Kur'an-ı Kerim yazı tipiyle kolay okunabilecek şekilde hazırlanmıştır.

Kalem Suresi Arapça Yazılışı

1. Sayfa (1-15. Ayetler)

نٓ وَالْقَلَمِ وَمَا يَسْطُرُونَۙ ﴿١﴾ مَٓا اَنْتَ بِنِعْمَةِ رَبِّكَ بِمَجْنُونٍۚ ﴿٢﴾ وَاِنَّ لَكَ لَاَجْرًا غَيْرَ مَمْنُونٍۚ ﴿٣﴾ وَاِنَّكَ لَعَلٰى خُلُقٍ عَظ۪يمٍ ﴿٤﴾ فَسَتُبْصِرُ وَيُبْصِرُونَۙ ﴿٥﴾ بِاَيِّكُمُ الْمَفْتُونُ ﴿٦﴾ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ۖ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَد۪ينَ ﴿٧﴾ فَلَا تُطِعِ الْمُكَذِّب۪ينَ ﴿٨﴾ وَدُّوا لَوْ تُدْهِنُ فَيُدْهِنُونَ ﴿٩﴾ وَلَا تُطِعْ كُلَّ حَلَّافٍ مَه۪ينٍۙ ﴿١٠﴾ هَمَّازٍ مَشَّٓاءٍ بِنَم۪يمٍۙ ﴿١١﴾ مَنَّاعٍ لِلْخَيْرِ مُعْتَدٍ اَث۪يمٍۙ ﴿١٢﴾ عُتُلٍّ بَعْدَ ذٰلِكَ زَن۪يمٍۙ ﴿١٣﴾ اَنْ كَانَ ذَا مَالٍ وَبَن۪ينَۜ ﴿١٤﴾ اِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِ اٰيَاتُنَا قَالَ اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ ﴿١٥﴾

2. Sayfa (16-42. Ayetler)

سَنَسِمُهُ عَلَى الْخُرْطُومِ ﴿١٦﴾ اِنَّا بَلَوْنَاهُمْ كَمَا بَلَوْنَٓا اَصْحَابَ الْجَنَّةِۚ اِذْ اَقْسَمُوا لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِح۪ينَۙ ﴿١٧﴾ وَلَا يَسْتَثْنُونَ ﴿١٨﴾ فَطَافَ عَلَيْهَا طَٓائِفٌ مِنْ رَبِّكَ وَهُمْ نَٓائِمُونَ ﴿١٩﴾ فَاَصْبَحَتْ كَالصَّر۪يمِ ﴿٢٠﴾ فَتَنَادَوْا مُصْبِح۪ينَۙ ﴿٢١﴾ اَنِ اغْدُوا عَلٰى حَرْثِكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَارِم۪ينَ ﴿٢٢﴾ فَانْطَلَقُوا وَهُمْ يَتَخَافَتُونَۙ ﴿٢٣﴾ اَنْ لَا يَدْخُلَنَّهَا الْيَوْمَ عَلَيْكُمْ مِسْك۪ينٌ ﴿٢٤﴾ وَغَدَوْا عَلٰى حَرْدٍ قَادِر۪ينَ ﴿٢٥﴾ فَلَمَّا رَاَوْهَا قَالُٓوا اِنَّا لَضَٓالُّونَۙ ﴿٢٦﴾ بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ ﴿٢٧﴾ قَالَ اَوْسَطُهُمْ اَلَمْ اَقُلْ لَكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ ﴿٢٨﴾ قَالُوا سُبْحَانَ رَبِّنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ ﴿٢٩﴾ فَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَلَاوَمُونَ ﴿٣٠﴾ قَالُوا يَا وَيْلَنَٓا اِنَّا كُنَّا طَاغ۪ينَ ﴿٣١﴾ عَسٰى رَبُّنَٓا اَنْ يُبْدِلَنَا خَيْرًا مِنْهَٓا اِنَّٓا اِلٰى رَبِّنَا رَاغِبُونَ ﴿٣٢﴾ كَذٰلِكَ الْعَذَابُۜ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَكْبَرُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ۟ ﴿٣٣﴾ اِنَّ لِلْمُتَّق۪ينَ عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتِ النَّع۪يمِ ﴿٣٤﴾ اَفَنَجْعَلُ الْمُسْلِم۪ينَ كَالْمُجْرِم۪ينَۜ ﴿٣٥﴾ مَا لَكُمْ۠ كَيْفَ تَحْكُمُونَۚ ﴿٣٦﴾ اَمْ لَكُمْ كِتَابٌ ف۪يهِ تَدْرُسُونَۙ ﴿٣٧﴾ اِنَّ لَكُمْ ف۪يهِ لَمَا تَخَيَّرُونَۚ ﴿٣٨﴾ اَمْ لَكُمْ اَيْمَانٌ عَلَيْنَا بَالِغَةٌ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۙ اِنَّ لَكُمْ لَمَا تَحْكُمُونَۚ ﴿٣٩﴾ سَلْهُمْ اَيُّهُمْ بِذٰلِكَ زَع۪يمٌۚۛ ﴿٤٠﴾ اَمْ لَهُمْ شُرَكَٓاءُۚۛ فَلْيَأْتُوا بِشُرَكَٓائِهِمْ اِنْ كَانُوا صَادِق۪ينَ ﴿٤١﴾ يَوْمَ يُكْشَفُ عَنْ سَاقٍ وَيُدْعَوْنَ اِلَى السُّجُودِ فَلَا يَسْتَط۪يعُونَۙ ﴿٤٢﴾

3. Sayfa (43-52. Ayetler)

خَاشِعَةً اَبْصَارُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۜ وَقَدْ كَانُوا يُدْعَوْنَ اِلَى السُّجُودِ وَهُمْ سَالِمُونَ ﴿٤٣﴾ فَذَرْن۪ي وَمَنْ يُكَذِّبُ بِهٰذَا الْحَد۪يثِۜ سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَۙ ﴿٤٤﴾ وَاُمْل۪ي لَهُمْۜ اِنَّ كَيْد۪ي مَت۪ينٌ ﴿٤٥﴾ اَمْ تَسْـَٔلُهُمْ اَجْرًا فَهُمْ مِنْ مَغْرَمٍ مُثْقَلُونَۚ ﴿٤٦﴾ اَمْ عِنْدَهُمُ الْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَ ﴿٤٧﴾ فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُنْ كَصَاحِبِ الْحُوتِۢ اِذْ نَادٰى وَهُوَ مَكْظُومٌۜ ﴿٤٨﴾ لَوْلَٓا اَنْ تَدَارَكَهُ نِعْمَةٌ مِنْ رَبِّه۪ لَنُبِذَ بِالْعَرَٓاءِ وَهُوَ مَذْمُومٌ ﴿٤٩﴾ فَاجْتَبٰيهُ رَبُّهُ فَجَعَلَهُ مِنَ الصَّالِح۪ينَ ﴿٥٠﴾ وَاِنْ يَكَادُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِاَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ اِنَّهُ لَمَجْنُونٌۢ ﴿٥١﴾ وَمَا هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَ ﴿٥٢﴾

Kalem Suresi Dinle

Kolay ezberlemek için video eşliğinde dinleyebilirsiniz.

Kalem Suresi Latin Harflerle Okunuşu

1. Nûn vel kalemi ve mâ yesturûn.

2. Mâ ente bi ni'meti rabbike bi mecnûn.

3. Ve inne leke le ecran gayra memnûn.

4. Ve inneke le alâ hulukın azîm.

5. Fe se tubsıru ve yubsırûn.

6. Bi eyyikumul meftûn.

7. İnne rabbeke huve a'lemu bi men dalle an sebîlihî ve huve a'lemu bil muhtedîn.

8. Fe lâ tutııl mukezzibîn.

9. Veddû lev tudhinu fe yudhinûn.

10. Ve lâ tutı' kulle hallâfin mehîn.

11. Hemmâzin meşşâin bi nemîm.

12. Mennâın lil hayri mu'tedin esîm.

13. Utullin ba'de zâlike zenîm.

14. En kâne zâ mâlin ve benîn.

15. İzâ tutlâ aleyhi âyâtunâ kâle esâtîrul evvelîn.

16. Se nesimuhu alâl hurtûm.

17. İnnâ belevnâhum ke mâ belevnâ ashâbel cenneti, iz aksemû le yasrimunnehâ musbihîn.

18. Ve lâ yestesnûn.

19. Fe tâfe aleyhâ tâifun min rabbike ve hum nâimûn.

20. Fe asbahat kes sarîm.

21. Fe tenâdev musbihîn.

22. Enıg'dû alâ harsikum in kuntum sârımîn.

23. Fentalekû ve hum yetehâfetûn.

24. En lâ yedhulennehâl yevme aleykum miskîn.

25. Ve gadev alâ hardin kâdirîn.

26. Fe lemmâ raevhâ kâlû innâ le dâllûn.

27. Bel nahnu mahrûmûn.

28. Kâle evsatuhum e lem ekul lekum lev lâ tusebbihûn.

29. Kâlû subhâne rabbinâ innâ kunnâ zâlimîn.

30. Fe akbele ba'duhum alâ ba'dın yetelâvemûn.

31. Kâlû yâ veylenâ innâ kunnâ tâgîn.

32. Asâ rabbunâ en yubdilenâ hayran minhâ innâ ilâ rabbinâ râgıbûn.

33. Kezâlikel azâb, ve le azâbul âhırati ekber, lev kânû ya'lemûn.

34. İnne lil muttakîne inde rabbihim cennâtin naîm.

35. Efe nec'alul muslimîne kel mucrimîn.

36. Mâ lekum, keyfe tahkumûn.

37. Em lekum kitâbun fîhi tedrusûn.

38. İnne lekum fîhi lemâ tehayyerûn.

39. Em lekum eymânun aleynâ bâligatun ilâ yevmil kıyâmeti inne lekum le mâ tahkumûn.

40. Sel hum eyyuhum bi zâlike zeîm.

41. Em lehum şurakâu, felye'tû bi şurakâihim in kânû sâdikîn.

42. Yevme yukşefu an sâkın ve yud'avne ilâs sucûdi fe lâ yestetîûn.

43. Hâşiaten ebsâruhum terhekuhum zilletun, ve kad kânû yud'avne ilâs sucûdi ve hum sâlimûn.

44. Fe zernî ve men yukezzibu bi hâzâl hadîs, se nestedricuhum min haysu lâ ya'lemûn.

45. Ve umlî lehum, inne keydî metîn.

46. Em tes'eluhum ecran fe hum min magramin muskalûn.

47. Em inde humul gaybu fe hum yektubûn.

48. Fasbir li hukmi rabbike ve lâ tekun ke sâhıbil hût, iz nâdâ ve huve mekzûm.

49. Levlâ en tedârakehu ni'metun min rabbihî le nubize bil arâi ve huve mezmûm.

50. Fectebâhu rabbuhu fe cealehu mines sâlihîn.

51. Ve in yekâdullezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semiûz zikra ve yekûlûne innehu le mecnûn.

52. Ve mâ huve illâ zikrun lil âlemîn.

Kalem Suresi Türkçe Meali (Anlamı)

1. Nûn. Kalem'e ve yazmakta oldukları şeylere yemîn olsun!

2. (Ey Habîbim!) Rabbinin ni'meti sâyesinde, sen bir mecnun değilsin!

3. Hem şübhesiz ki senin için, elbette kesintiye uğramayacak olan bir mükâfât vardır.

4. Ve muhakkak ki sen, gerçekten yüce bir ahlâk üzerindesin!

5-6. Artık hanginizin fitneye tutulmuş (bir mecnun) olduğunu, yakında (sen de) göreceksin ve (onlar da) görecekler!

7. Şübhe yok ki, yolundan sapanları en iyi bilen ancak Rabbindir, hidâyete erenleri de en iyi bilen O'dur.

8. O hâlde (hakkı) yalanlayanlara itâat etme!

9. (Onlar) arzu ettiler ki, (sen, kendilerine) yumuşak davranasın da, (onlar da sana hoşgörülü ve) yumuşak davransınlar!

10-14. (Habîbim, yâ Muhammed!) Çok yemîn eden, aşağılık, dâimâ ayıplayan, hep koğuculuk peşinde gezen, her zaman hayra mâni' olan, haddi aşan, alabildiğine günahkâr, zorba; bunlardan sonra soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine, mal ve oğullar sâhibi oldu diye itâat etme!

15. Ona, âyetlerimiz okunduğu zaman: "Evvelkilerin masalları!" dedi.

16. Yakında onun hortumunun (burnunun) üzerine damga basacağız (da onu rezîl edeceğiz)!

17. Şübhesiz ki biz, o bahçe sâhiblerine belâ verdiğimiz gibi bunlara da belâ verdik. Hani onlar, sabaha ulaşan kimseler iken, onun mahsûlünü muhakkak devşireceklerine dâir yemîn etmişlerdi.

18. (İnşâallah diyerek) istisnâ da yapmıyorlardı.

19. Fakat onlar, uykuda olan kimseler iken, Rabbinden bir dolaşıcı (ateş, geceleyin) orayı sarıverdi.

20. Derken (bahçe tamâmen yanarak) kapkara kesildi.

21-22. Nihâyet sabaha ulaşan kimseler iken: "Eğer bahçenizi devşirecek olanlarsanız, erkenden mahsûlünüzün başına gidin!" diye birbirlerine seslendiler.

23-24. "Sakın, bugün orada bir fakir yanınıza sokulmasın!" diye kendi aralarında gizli gizli konuşarak hemen gittiler.

25. Hâlbuki (fakirlere yardıma) güçleri yeten kişiler oldukları hâlde, onları yardımdan mahrûm etmek üzere erkenden gittiler.

26. Fakat orayı gördüklerinde: "Muhakkak biz, elbette yolumuzu şaşıran kimseleriz!" dediler.

27. (Kendi bahçeleri olduğunu kabûllenince de:) "Hayır! Asıl biz bu ni'metten mahrum bırakılmış kimseleriz!"

28. Onların en dengeli (hayırlı) olanı: "Size, '(Rabbinizi) tesbîh etmeli değil miydiniz!' demedim mi?" dedi.

29. (Onlar:) "Rabbimizi tenzîh ederiz; doğrusu biz zâlim kimselermişiz!" dediler.

30. Sonra bazıları bazılarına dönüp birbirlerini kınamaya başladılar.

31. (Nihâyet) dediler ki: "Yazıklar olsun bize! Doğrusu biz azgın kimselermişiz!"

32. "Olur ki Rabbimiz, bize onun yerine ondan daha hayırlısını verir. Şübhesiz biz, artık Rabbimize yönelenleriz!"

33. İşte azab böyledir! Elbette âhiret azâbı ise daha büyüktür! Keşke bilselerdi!

34. Şübhe yok ki takvâ sâhibleri için, Rableri katında Naîm Cennetleri vardır.

35. Hiç Müslümanları o günahkârlarla bir tutar mıyız?

36. Size ne oluyor? Nasıl hüküm veriyorsunuz?

37. Yoksa size mahsus bir kitab var da bu hükümleri onda mı okuyorsunuz?

38. Onda: "Ne beğenirseniz, muhakkak sizindir!" diye mi yazılı?

39. Yoksa sizin için: "Neye hüküm verirseniz, mutlaka sizindir!" diye üzerimizde kıyâmet gününe kadar ulaşan yeminler mi var?

40. Sor onlara, hangileri buna kefildir?

41. Yoksa onların hüküm sâhibi ortakları mı var? Eğer doğru kimselerse, haydi ortaklarını getirsinler!

42. O gün (kıyâmet günü) paçalar sıvanır ve onlar secdeye çağrılırlar; fakat güç yetiremezler.

43. O gün kâfirlerin gözleri öne düşmüş bir hâlde, kendilerini bir zillet kaplar. Hâlbuki onlar dünyada sıhhatli kimseler iken, secdeye çağrılıyorlardı.

44. (Ey Resûlüm!) Artık bu sözü (Kur'ân'ı) yalanlayanları bana bırak! Yakında onları, bilmedikleri yerden yavaş yavaş azâba yaklaştıracağız!

45. Hem onlara mühlet veriyorum! Şübhesiz ki benim tuzağım pek sağlamdır!

46. Yoksa onlardan bir ücret istiyorsun da, bu yüzden onlar ağır bir borç altında kalan kimseler midir?

47. Yoksa gayb (Levh-i Mahfûz) onların yanında da, onlar ondan mı yazıyorlar?

48. (Ey Habîbim!) O hâlde Rabbinin hükmüne sabret! Ve o balık sâhibi (Yûnus) gibi olma! Hani o, balığın karnında kederle dolu olduğu bir hâlde bize yalvarmıştı.

49. Eğer Rabbisinden ona bir ni'met yetişmiş olmasaydı, o kınanmış bir kimse olarak şübhesiz açık bir alana atılacaktı.

50. Fakat Rabbi onu seçmiş de kendisini sâlih kimselerden (bir peygamber) kılmıştı.

51. Doğrusu inkâr edenler Kur'ân'ı dinlediklerinde, nerede ise seni gözleriyle devireceklerdi ve: "Şübhesiz ki o, gerçekten bir mecnundur!" diyorlar.

52. Hâlbuki o (Kur'ân), âlemler için bir nasîhatten başka bir şey değildir.

Kalem Suresi Hakkında

Sûrenin adı, ilk âyette geçen "Kalem" kelimesinden alınmıştır. Mekke döneminin başlarında nazil olmuş 52 âyetlik bir sûredir. Sûrenin genel muhtevası, Mekke'de Allah'ın Resûlü'ne karşı çıkışların şiddetlendiği, hücumların arttığı bir dönemde indiğini göstermektedir.

Sûrenin özeti şöyle özetlenebilir: Ey Nebim! Her ne kadar sen Rabbinin nimetiyle çok yüce bir ahlâk üzere olsan, onlara âyetlerimi ulaştırmaya çalışsan da, onlar yine sana deli ve mecnun demektedirler. Aslında senin çok yüce bir ahlâka sahip olman ve onlara ulaştırdığın Kur'an, onların tüm ithamlarını çürütmeye kâfidir. Onlar pek yakında kimin deli, kimin mecnun olduğunu anlayacaklardır. Peygamberimiz, onların sıkıştırmaları karşısında taviz vermemekle emrolunmuştur; zira onların asıl niyeti, kendisini uzlaşmaya razı ederek ondan tavizler koparmaktır.

Kalem Suresi'nin Fazileti ve Sırları

  • Kim Kalem sûresini okursa, Allahü Teâlâ ona ahlâkını güzelleştirdiğinin sevâbını verir. (Hadîs-i şerîf, Kâdı Beydâvî Tefsiri)
  • Birçok âlim, göz nazarı değmemesi için bu sûrenin ayetlerini okumayı tavsiye etmiştir.
  • Üstün zekâlı olmak ve zihin açıklığı için okunur.
  • Şerden korunmak ve her murada nail olmak için okunur.
  • Haset edenlerin hasedinden ve aç gözlü insanların kötü bakışlarından zarar görmemek için okunur.
  • Nazar isabet etmiş kimseye okunursa, Allah'ın izniyle şifaya kavuşacağına inanılır.
  • Bir şeyi öğrenmek isteyip de öğrenemeyenlerin zihnini açmak için okunur; özellikle öğrencilerin çokça okumasında fayda vardır.

Sıkça Sorulan Sorular

Kalem Suresi kaç ayettir ve ne zaman indi?

Kalem Suresi 52 ayettir ve Mekke döneminin başlarında, Peygamberimize karşı çıkışların şiddetlendiği bir dönemde nazil olmuştur.

Kalem Suresi neden bu adı almıştır?

Sûrenin adı, ilk âyette geçen "Kalem" kelimesinden gelmektedir.

Kalem Suresi'nde Hz. Yunus'tan bahsedilir mi?

Evet, sûrenin 48-50. ayetlerinde Hz. Yunus'un balığın karnındaki hâline ("sâhibü'l-hût") değinilerek sabır konusunda örnek gösterilmiştir.

Kalem Suresi'nin fazileti nedir?

Rivayete göre bu sûreyi okuyana Allah, güzel ahlâk sahibi olmanın sevabını verir. Ayrıca nazardan korunmak, zihin açıklığı kazanmak ve şerlerden emin olmak için okunması tavsiye edilmiştir.

Reklam

💬 Yorumlar